sein

de
tr
Change language
Translating...
olmak, bulunmak, olmak, var olmak, hissetmek
Dil bul
/zaɪ̯n/
Add to My Dictionary
In My Dictionary
+1
Var olmak ya da belirli bir kimliğe, duruma, yere veya ilişkiye sahip olmak.

Örnekler

  • Er war schon gegangen.
    O çoktan gitmişti.
  • Wir sind müde.
    Biz yorgunuz.
  • Diese Aufgabe ist leicht zu lösen.
    Bu görev kolayca çözülebilir.
  • Die Regeln sind einzuhalten.
    Kurallara uyulmalıdır.
  • Das Problem war nicht zu vermeiden.
    Sorun önlenemiyordu.

Benzer kelimeler

geschehen
existieren
sich befinden
liegen
vorhanden sein
stehen
stattfinden
bestehen
sich fühlen

Anlamlar

Kimlik ve durum

verb
identity
neutral
Bir kişiyi veya şeyi kimliği, niteliği ya da durumuyla ilişkilendirir.

Örnekler

  • Ich bin Maria.
    Ben Maria’yım.
  • Das ist mein Bruder.
    Bu benim erkek kardeşim.
  • Die Suppe ist heiß.
    Çorba sıcak.
  • Wir sind müde.
    Biz yorgunuz.
  • Wie alt bist du?
    Kaç yaşındasın?

Benzer kelimeler

Bulunulan yer

verb
location
neutral
Bir kişi veya şeyin nerede bulunduğunu belirtir.

Örnekler

  • Der Schlüssel ist in der Tasche.
    Anahtar çantanın içinde.
  • Wo bist du?
    Neredesin?
  • Die Kinder sind im Garten.
    Çocuklar bahçede.
  • Mein Büro ist im zweiten Stock.
    Ofisim ikinci katta.
  • Ich bin schon am Bahnhof.
    Ben çoktan istasyondayım.

Benzer kelimeler

Var olma

verb
existence
neutral
Bir kişi ya da şeyin var veya mevcut olduğunu bildirir.

Örnekler

  • Früher war hier ein Wald.
    Eskiden burada bir orman vardı.
  • Sind noch Fragen?
    Başka soru var mı?
  • In diesem Teich sind viele Fische.
    Bu gölette çok balık var.
  • Es ist genug Brot für alle da.
    Herkese yetecek kadar ekmek var.
  • Alles, was einmal war, kann vergehen.
    Bir zamanlar var olan her şey yok olabilir.

Benzer kelimeler

Kişisel his

verb
feelings
neutral
Yönelme hâlindeki kişiyle kullanılarak onun bedensel ya da içsel durumunu anlatır.

Örnekler

  • Mir ist kalt.
    Üşüyorum.
  • Ihr war nach dem Essen übel.
    Yemekten sonra midesi bulanıyordu.
  • Ist dir heute besser?
    Bugün kendini daha iyi hissediyor musun?
  • Uns ist bei dem Gedanken unwohl.
    Bu düşünce bizi huzursuz ediyor.
  • Dem Kind ist zu warm.
    Çocuk çok sıcaklıyor.

Benzer kelimeler

Olayın zamanı veya yeri

verb
events
neutral
Bir olayın ne zaman veya nerede gerçekleştiğini belirtir.

Örnekler

  • Das Treffen ist morgen.
    Toplantı yarın.
  • Der Vortrag ist im großen Saal.
    Konferans büyük salonda.
  • Wann ist dein Geburtstag?
    Doğum günün ne zaman?
  • Die Prüfung war am Montag.
    Sınav pazartesiydi.
  • Das Konzert ist um acht Uhr.
    Konser saat sekizde.

Benzer kelimeler

Geçmiş zaman yardımcı fiili

verb
grammar
neutral
Özellikle hareket ve durum değişikliği fiilleriyle birleşik geçmiş zaman kurar.

Örnekler

  • Sie ist gestern angekommen.
    O dün geldi.
  • Wir sind nach Berlin gefahren.
    Berlin’e arabayla gittik.
  • Das Kind ist früh eingeschlafen.
    Çocuk erken uyuyakaldı.
  • Er war schon gegangen.
    O çoktan gitmişti.
  • Meine Freunde sind gekommen.
    Arkadaşlarım geldi.

Benzer kelimeler

Eylem sonrası durum

verb
grammar
neutral
Geçmiş zaman ortacıyla, bir eylemden sonra ortaya çıkan durumu anlatır.

Örnekler

  • Die Tür ist geschlossen.
    Kapı kapalı.
  • Das Fenster war geöffnet.
    Pencere açıktı.
  • Alle Plätze sind besetzt.
    Bütün koltuklar dolu.
  • Der Brief ist schon geschrieben.
    Mektup çoktan yazılmış.
  • Die Arbeit war erledigt.
    İş bitmişti.

Benzer kelimeler

Olasılık veya zorunluluk

verb
grammar
formal
zu ile kurulan mastarla, bağlama göre bir işin yapılabileceğini veya yapılması gerektiğini belirtir.

Örnekler

  • Diese Aufgabe ist leicht zu lösen.
    Bu görev kolayca çözülebilir.
  • Der Ausweis ist vorzuzeigen.
    Kimlik belgesi gösterilmelidir.
  • Das Problem war nicht zu vermeiden.
    Sorun önlenemiyordu.
  • Die Regeln sind einzuhalten.
    Kurallara uyulmalıdır.
  • Der Text ist kaum zu lesen.
    Metin neredeyse okunamıyor.

Benzer kelimeler

Onun iyeliği

pronoun
possession
neutral
Bir şeyin erkek bir kişiye ya da eril veya nötr bir ada ait olduğunu gösterir.

Örnekler

  • Sein Hund schläft.
    Onun köpeği uyuyor.
  • Er sucht seine Schlüssel.
    Kendi anahtarlarını arıyor.
  • Das Kind hat sein Buch vergessen.
    Çocuk kendi kitabını unutmuş.
  • Ist das sein Fahrrad?
    O bisiklet onun mu?
  • Ich kenne seine Schwester.
    Onun kız kardeşini tanıyorum.

Benzer kelimeler

Etimoloji

Fiil, Eski Yüksek Almancadaki sīn, bin ve was gibi farklı köklerin biçimlerini birleştirir. İyelik sözcüğü de eski sīn biçimine dayanır.

SSS

sein ne anlama gelir?

Fiil olarak genellikle «olmak» demektir; aynı yazılış iyelik de bildirir.

sein fiili nasıl çekimlenir?

Önemli biçimleri ich bin, du bist, er ist, war ve ist gewesen şeklindedir.

sein ne zaman yardımcı fiildir?

ist gegangen örneğinde olduğu gibi pek çok hareket ve durum değişikliği fiilinin geçmiş zamanını kurar.

sein «onun» anlamına gelebilir mi?

Evet. Bir isimden önce gelerek o şeyin erkek bir kişiye ya da nötr bir göndergeye ait olduğunu gösterir.

sein sözcüğünün kökeni nedir?

Fiil birkaç eski kökün birleşimidir; iyelik sözcüğü Eski Yüksek Almanca sīn biçimine dayanır.

Comments & contributions

Know this word from another angle? Add a correction, a nuance, or a usage note. New posts go public after a quick review.
Posting as a guest · Sign in
No comments yet. Be the first to add one.
Look up word or phrase...